Kuran-ı Kerim'de Keşke kelimesi bulunan ayetlerden bazıları

Allah (c.c.) tarafından indirilmiş kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'de Keşke kelimesi bulunan ayetlerden bazıları . Mümkünse ayetlerin üstündeki ilgili sayfasını tıklayarak ayetin öncesi ve sonrasindaki ayetlerle birlikte okumanızı öneririm.

İnternete bağlı kalmadan istediğiniz zaman Kuranı Kerim meali okumak isterseniz Kuranı Kerim meali mobil uygulamasına bakabilirsiniz.

Euzu billahi mineş-şeytanirracim.Bismillahirrahmanırrahim
(Kuran okumaya bununla başlamak gereklidir.).Anlamı "Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığırım.Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla".

  1. Kuran-ı Kerim 16. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 102 nolu ayeti

    " Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tâbi oldular. Halbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı. Lâkin şeytanlar kâfir oldular. Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Hârut ile Mârut isimli iki meleğe indirileni öğretiyorlardı. Halbuki o iki melek, herkese: Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın yanlış inanıp da kâfir olmayasınız, demeden hiç kimseye (sihir ilmini) öğretmezlerdi. Onlar, o iki melekden, karı ile koca arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa büyücüler, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler. Sihri satın alanların (ona inanıp para verenlerin) ahiretten nasibi olmadığını çok iyi bilmektedirler. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu anlasalardı! "

  2. Kuran-ı Kerim 16. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 103 nolu ayeti

    " Eğer iman edip kendilerini kötülükten korusalardı, şüphesiz, Allah tarafından verilecek sevap daha hayırlı olacaktı. Keşke bunları anlasalardı! "

  3. Kuran-ı Kerim 25. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 165 nolu ayeti

    " İnsanlardan bazıları Allah'tan başkasını Allah'a denk tanrılar edinir de onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır. Keşke zalimler azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu önceden anlayabilselerdi. "

  4. Kuran-ı Kerim 25. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 167 nolu ayeti

    " (Kötülere) uyanlar şöyle derler: Ah, keşke bir daha dünyaya geri gitmemiz mümkün olsaydı da, şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık! Böylece Allah onlara, işlerini, pişmanlık ve üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkamazlar. "

  5. Kuran-ı Kerim 129. sayfasında bulunan,En'am süresinin 27 nolu ayeti

    " Onların ateşin karşısında durdurulup «Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!» dediklerini bir görsen!.. "

  6. Kuran-ı Kerim 199. sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 81 nolu ayeti

    " Allah'ın Resûlüne muhalefet etmek için geri kalanlar (sefere çıkmayıp) oturmaları ile sevindiler; mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmeyi çirkin gördüler; «bu sıcakta sefere çıkmayın» dediler. De ki: «Cehennem ateşi daha sıcaktır!» Keşke anlasalardı! "

  7. Kuran-ı Kerim 219. sayfasında bulunan,Yunus süresinin 98 nolu ayeti

    " Yunus’un kavmi müstesna, (halkını yok ettiğimiz ülkelerden) herhangi bir ülke halkı, keşke (kendilerine azap gelmeden) iman etse de bu imanları kendilerine fayda verseydi! Yunus’un kavmi iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını kaldırdık ve onları bir süre (dünya nimetlerinden) faydalandırdık. "

  8. Kuran-ı Kerim 229. sayfasında bulunan,Hud süresinin 80 nolu ayeti

    " (Lût:) Keşke benim size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı veya güçlü bir kaleye sığınabilseydim! dedi. "

  9. Kuran-ı Kerim 261. sayfasında bulunan,Hicr süresinin 2 nolu ayeti

    " İnkâr edenler zaman zaman, keşke biz de müslüman olsaydık, diye arzu ederler. "

  10. Kuran-ı Kerim 297. sayfasında bulunan,Kehf süresinin 42 nolu ayeti

    " Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini oğuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. «Ah, diyordu, keşke ben Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!» "

  11. Kuran-ı Kerim 348. sayfasında bulunan,Mü'minum süresinin 114 nolu ayeti

    " Buyurur: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız! "

  12. Kuran-ı Kerim 361. sayfasında bulunan,Furkan süresinin 27 nolu ayeti

    " O gün, zalim kimse (pişmanlıktan) ellerini ısırıp şöyle der: Keşke o peygamberle birlikte bir yol tutsaydım! "

  13. Kuran-ı Kerim 361. sayfasında bulunan,Furkan süresinin 28 nolu ayeti

    " Yazık bana! Keşke falancayı (bâtıl yolcusunu) dost edinmeseydim! "

  14. Kuran-ı Kerim 370. sayfasında bulunan,Şuara süresinin 102 nolu ayeti

    " Ah keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak! "

  15. Kuran-ı Kerim 394. sayfasında bulunan,Kasas süresinin 79 nolu ayeti

    " Derken, Karun, ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar: Keşke Karun'a verilenin benzeri bizim de olsaydı; doğrusu o çok şanslı! dediler. "

  16. Kuran-ı Kerim 400. sayfasında bulunan,Ankebut süresinin 41 nolu ayeti

    " Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, örümceğin durumu gibidir. Örümcek bir yuva edinir; halbuki yuvaların en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi! "

  17. Kuran-ı Kerim 403. sayfasında bulunan,Ankebut süresinin 64 nolu ayeti

    " Bu dünya hayatı sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Ahiret yurduna (oradaki hayata) gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı! "

  18. Kuran-ı Kerim 426. sayfasında bulunan,Ahzap süresinin 66 nolu ayeti

    " Yüzleri ateşte evrilip çevrildiği gün: Eyvah bize! Keşke Allah'a itaat etseydik, Peygamber'e de itaat etseydik! derler. "

  19. Kuran-ı Kerim 460. sayfasında bulunan,Zümer süresinin 26 nolu ayeti

    " Bu suretle Allah, dünya hayatında onlara rezilliği tattırdı. Ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bunu bilselerdi! "

  20. Kuran-ı Kerim 464. sayfasında bulunan,Zümer süresinin 57,58 nolu ayeti

    " Veya: Allah bana hidayet verseydi, elbette sakınanlardan olurdum, diyeceği, yahut azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının. "

  21. Kuran-ı Kerim 491. sayfasında bulunan,Zuhruf süresinin 38 nolu ayeti

    " O şeytan dostu kimse, en sonunda bize gelince arkadaşına: Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, ne kötü arkadaşmışsın! der. "

  22. Kuran-ı Kerim 508. sayfasında bulunan,Muhammed süresinin 20 nolu ayeti

    " İman etmiş olanlar: Keşke cihad hakkında bir sûre indirilmiş olsaydı! derler. Ama hükmü açık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince, kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Onlara yakışan da budur! "

  23. Kuran-ı Kerim 564. sayfasında bulunan,Kalem süresinin 33 nolu ayeti

    " İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi! "

  24. Kuran-ı Kerim 566. sayfasında bulunan,Hakka süresinin 25,26 nolu ayeti

    " Kitabı sol tarafından verilene gelince, o: Keşke, der, bana kitabım verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim! "

  25. Kuran-ı Kerim 569. sayfasında bulunan,Nuh süresinin 2,3,4 nolu ayeti

    " Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, «Allah'a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vâdeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)» diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki Allah'ın tayin ettiği vâde gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz! "

Kuranı Kerim meali mobil uygulaması
PDF KURANI KERİM MEALİ

Kuranı Kerim'de arama formu

Sitede bulunan ayet mealleri TÜRKİYE DİYANET VAKFI sitesinden alınmıştır.Bu meali hazırlayan heyette Prof.Dr. Hayrettin Karaman , Prof.Dr. Ali Özek , Prof.Dr. İbrahim Kafi Dönmez , Prof.Dr. Mustafa Çağrıcı , Prof.Dr. Sadrettin Gümüş , Doç.Dr. Ali Turgut bulunmaktadır.Allah hepsinden razı olsun.

T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Kur'an-ı Kerim sayfasını ziyaret etmenizi öneririm.

Bir müslümanın ilk dini bilgi kaynağı Kuranı Kerim olmalıdır.Kuranı Kerim'den sonra ise günümüzde önerebileceğim kaynak ise T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinden ücretsiz indirebileceğiniz iki cilt ve 1200'den fazla sayfadan oluşan İlmihal'dir.
İlmihal'in önsözünde Prof. Dr. Hayreddin Karaman , Prof. Dr. Ali Bardakoğlu ve Prof. Dr. H. Yunus Apaydın isimleri bulunmaktadır.