Şükr kelimesi bulunan ayetler Sabr kelimesi bulunan ayetler Namaz kelimesi bulunan ayetler Zekat kelimesi bulunan ayetler Cennet kelimesi bulunan ayetler Cehennem kelimesi bulunan ayetler
Kuranı Kerim
Matematik Matematik soruları
Mehmet Açar yazılım

Andolsun kelimesi bulunan ayetler

Kuran-ı Kerim 13 . sayfasında bulunan,Bakara süresinin 87 nolu ayeti
Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da deliller verdik. Ve onu, Rûhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Ama ne zaman size bir peygamber nefislerinizin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse büyüklük taslayarak kimini yalanladığınız kimini de öldürdüğünüz doğru değil mi!

Kuran-ı Kerim 14 . sayfasında bulunan,Bakara süresinin 92 nolu ayeti
Andolsun Musa size apaçık mucizeler getirmişti. Sonra onun ardından, zalimler olarak buzağıyı (tanrı) edindiniz.

Kuran-ı Kerim 15 . sayfasında bulunan,Bakara süresinin 99 nolu ayeti
Andolsun ki sana apaçık âyetler indirdik. (Ey Muhammed!) Onları ancak fasıklar inkâr eder.

Kuran-ı Kerim 19 . sayfasında bulunan,Bakara süresinin 120 nolu ayeti
Dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.

Kuran-ı Kerim 20 . sayfasında bulunan,Bakara süresinin 130 nolu ayeti
İbrahim'in dininden kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Andolsun ki, biz onu dünyada (elçi) seçtik, şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.

Kuran-ı Kerim 24 . sayfasında bulunan,Bakara süresinin 155 nolu ayeti
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele!

Kuran-ı Kerim 66 . sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 123 nolu ayeti
Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde Allah, Bedir'de de size yardım etmişti. Öyle ise, Allah'tan sakının ki O'na şükretmiş olasınız.

Kuran-ı Kerim 68 . sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 143 nolu ayeti
Andolsun ki siz, ölümle yüzyüze gelmezden önce onu temenni ederdiniz. İşte şimdi onu karşınızda gördünüz.

Kuran-ı Kerim 69 . sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 152 nolu ayeti
Siz Allah'ın izni ile düşmanlarınızı öldürürken, Allah, size olan vâdini yerine getirmiştir. Nihayet, öyle bir an geldi ki, Allah arzuladığınızı (galibiyeti) size gösterdikten sonra zaafa düştünüz; (Peygamberin verdiği) emir konusunda tartışmaya kalkıştınız ve âsi oldunuz. Dünyayı isteyeniniz de vardı, ahireti isteyeniniz de vardı. Sonra Allah, denemek için sizi onlardan (onları mağlup etmekten) alıkoydu. Ve andolsun sizi bağışladı. Zaten Allah, müminlere karşı çok lütufkârdır.

Kuran-ı Kerim 71 . sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 158 nolu ayeti
Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

Kuran-ı Kerim 71 . sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 164 nolu ayeti
Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.

Kuran-ı Kerim 74 . sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 181 nolu ayeti
«Gerçekten Allah fakir, biz ise zenginiz» diyenlerin sözünü andolsun ki Allah işitmiştir. Onların (bu) dediklerini, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ile birlikte yazacağız ve diyeceğiz ki: Tadın o yakıcı azabı!

Kuran-ı Kerim 74 . sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 186 nolu ayeti
Andolsun ki, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz; sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvâ gösterirseniz, muhakkak ki bu, (yapılacak) işlerin en değerlisidir.

Kuran-ı Kerim 76 . sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 195 nolu ayeti
Bunun üzerine Rableri, onların dualarını kabul etti. (Dedi ki:) Ben, erkek olsun kadın olsun -ki hep birbirinizdensiniz- içinizden, çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım. Onlar ki, hicret ettiler, yurtlarından çıkarıldılar, benim yolumda eziyete uğradılar, çarpıştılar ve öldürüldüler; andolsun, ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu mükâfat, Allah tarafındandır. Allah; karşılığın güzeli O'nun katındadır.

Kuran-ı Kerim 88 . sayfasında bulunan,Nisa süresinin 65 nolu ayeti
Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.

Kuran-ı Kerim 108 . sayfasında bulunan,Maide süresinin 12 nolu ayeti
Andolsun ki Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. (Kefil olarak) içlerinden on iki de başkan göndermiştik. Allah onlara şöyle demişti: Ben sizinle beraberim. Eğer namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, peygamberlerime inanır, onları desteklerseniz ve Allah'a güzel borç verirseniz (ihtiyacı olanlara Allah rızası için faizsiz borç verirseniz) andolsun ki sizin günahlarınızı örterim ve sizi, zemininden ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkâr yolunu tutarsa doğru yoldan sapmış olur.

Kuran-ı Kerim 109 . sayfasında bulunan,Maide süresinin 17 nolu ayeti
«Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesîh'dir» diyenler andolsun ki kâfir olmuşlardır. De ki: Öyleyse Allah, Meryem oğlu Mesîh'i, anasını ve yeryüzündekilerin hepsini imha etmek isterse Allah'a kim bir şey yapabilecektir (O'na kim bir şeyle engel olabilecektir)! Göklerde, yerde ve ikisi arasında ne varsa hepsinin mülkiyeti Allah'a aittir. O dilediğini yaratır ve Allah her şeye tam manasıyle kadirdir.

Kuran-ı Kerim 117 . sayfasında bulunan,Maide süresinin 64 nolu ayeti
Yahudiler, Allah'ın eli bağlıdır (sıkdır) , dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lânet olasılar! Bilâkis, Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun ki sana Rabbinden indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttırır. Aralarına, kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin soktuk. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa (fitneyi uyandırmışlarsa) Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.

Kuran-ı Kerim 118 . sayfasında bulunan,Maide süresinin 70 nolu ayeti
Andolsun ki İsrailoğullarının sağlam sözünü aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini (ilâhî hükümleri) getirdi ise bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

Kuran-ı Kerim 119 . sayfasında bulunan,Maide süresinin 72 nolu ayeti
Andolsun ki «Allah, kesinlikle Meryem oğlu Mesîh'tir» diyenler kâfir olmuşlardır. Halbuki Mesîh «Ey İsrailoğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk ediniz. Biliniz ki kim Allah'a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram kılar; artık onun yeri ateştir ve zalimler için yardımcılar yoktur» demişti.

Kuran-ı Kerim 119 . sayfasında bulunan,Maide süresinin 73 nolu ayeti
Andolsun «Allah, üçün üçüncüsüdür» diyenler de kâfir olmuşlardır. Halbuki bir tek Allah'dan başka hiçbir tanrı yoktur. Eğer diye geldiklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kâfir olanlara acı bir azap isabet edecektir.

Kuran-ı Kerim 120 . sayfasında bulunan,Maide süresinin 79 nolu ayeti
Onlar, işledikleri kötülükten, birbirini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Andolsun yaptıkları ne kötüdür!

Kuran-ı Kerim 130 . sayfasında bulunan,En'am süresinin 34 nolu ayeti
Andolsun ki senden önceki peygamberler de yalanlanmıştı. Onlar, yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrettiler, sonunda yardımımız onlara yetişti. Allah'ın kelimelerini (kanunlarını) değiştirebilecek hiçbir kimse yoktur. Muhakkak ki peygamberlerin haberlerinden bazısı sana da geldi.

Kuran-ı Kerim 131 . sayfasında bulunan,En'am süresinin 42 nolu ayeti
Andolsun ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Ardından boyun eğsinler diye onları darlık ve hastalıklara uğrattık.

Kuran-ı Kerim 138 . sayfasında bulunan,En'am süresinin 94 nolu ayeti
Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Yaratılışınızda ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda göremeyeceğiz. Andolsun, aranız açılmış ve (tanrı) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir.

Kuran-ı Kerim 150 . sayfasında bulunan,A'raf süresinin 11 nolu ayeti
Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Âdem'e secde edin! diye emrettik. İblis'in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı.

Kuran-ı Kerim 151 . sayfasında bulunan,A'raf süresinin 18 nolu ayeti
Allah buyurdu: Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık! Andolsun ki, onlardan kim sana uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım!

Kuran-ı Kerim 157 . sayfasında bulunan,A'raf süresinin 59 nolu ayeti
Andolsun ki Nuh'u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum.

Kuran-ı Kerim 162 . sayfasında bulunan,A'raf süresinin 101 nolu ayeti
İşte o ülkeler... Onların haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Andolsun ki, peygamberleri onlara apaçık deliller getirmişlerdi. Fakat önceden yalanladıkları gerçeklere iman edecek değillerdi. İşte kâfirlerin kalplerini Allah böyle mühürler.

Kuran-ı Kerim 164 . sayfasında bulunan,A'raf süresinin 130 nolu ayeti
Andolsun ki, biz de Firavun'a uyanları ders alsınlar diye yıllarca kuraklık ve mahsül kıtlığı ile cezalandırdık.

Kuran-ı Kerim 173 . sayfasında bulunan,A'raf süresinin 179 nolu ayeti
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.

Kuran-ı Kerim 189 . sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 25 nolu ayeti
Andolsun ki Allah, birçok yerde (savaş alanlarında) ve Huneyn savaşında size yardım etmişti. Hani çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat sizi hezimete uğramaktan kurtaramamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti, sonunda (bozularak) gerisin geri dönmüştünüz.

Kuran-ı Kerim 194 . sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 48 nolu ayeti
Andolsun onlar önceden de fitne çıkarmak istemişler ve sana nice işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde Allah'ın emri yerini buldu.

Kuran-ı Kerim 204 . sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 117 nolu ayeti
Andolsun ki Allah, müslümanlardan bir gurubun kalpleri eğrilmeye yüz tuttuktan sonra, Peygamberi ve güçlük zamanında ona uyan muhacirlerle ensarı affetti. Sonra da onların tevbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara karşı çok şefkatli, pek merhametlidir.

Kuran-ı Kerim 206 . sayfasında bulunan,Tevbe süresinin 128 nolu ayeti
Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.

Kuran-ı Kerim 208 . sayfasında bulunan,Yunus süresinin 13 nolu ayeti
Andolsun ki sizden önce, peygamberleri kendilerine mûcizeler getirdi ği halde (yalanlayıp) zulmettiklerinden dolayı nice milletleri helâk ettik; zaten onlar iman edecek değillerdi. İşte biz suçlu kavimleri böyle cezalandırırız.

Kuran-ı Kerim 218 . sayfasında bulunan,Yunus süresinin 93 nolu ayeti
Andolsun biz İsrailoğullarını güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz nimetlerden rızık verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki Rabbin, kıyamet günü onların, aralarında ihtilaf etmekte oldukları şeyler hakkında hükmedecektir.

Kuran-ı Kerim 218 . sayfasında bulunan,Yunus süresinin 94 nolu ayeti
(Resülüm!) Eğer sana indirdiğimizden (bu anlattığımız olaylardan) kuşkuda isen, senden önce Kitab’ı (Tevrat’ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, Rabbinden sana hak gelmiştir. Sakın şüphecilerden olma!

Kuran-ı Kerim 221 . sayfasında bulunan,Hud süresinin 8 nolu ayeti
Andolsun, eğer biz onlardan azabı sayılı bir süreye kadar ertelesek, mutlaka «Onun gelmesini engelleyen nedir?» derler. Bilesiniz ki, kendilerine azap geldiği gün, bir daha onlardan uzaklaştırılacak değildir. Ve alay etmekte oldukları şey, onları çepeçevre kuşatacaktır.

Kuran-ı Kerim 223 . sayfasında bulunan,Hud süresinin 25 nolu ayeti
Andolsun, biz Nuh'u kavmine elçi gönderdik. Onlara: «Ben (dedi), sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

Kuran-ı Kerim 228 . sayfasında bulunan,Hud süresinin 69 nolu ayeti
Andolsun ki elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde getirdiler ve: «Selam (sana) » dediler. O da: «(Size de)selam» dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

Kuran-ı Kerim 231 . sayfasında bulunan,Hud süresinin 96,97 nolu ayeti
Andolsun ki Musa'yı da mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri doğru değildi.

Kuran-ı Kerim 233 . sayfasında bulunan,Hud süresinin 110 nolu ayeti
Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik; fakat onda ihtilaf edildi. Eğer Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, elbette onların arasında hüküm verilmişti (ve işleri de bitirilmişti). Şüphesiz ki onlar (Mekkeliler) de Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.

Kuran-ı Kerim 234 . sayfasında bulunan,Hud süresinin 119 nolu ayeti
Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadır. Zaten Rabbin onları bunun için yarattı. Rabbinin, «Andolsun ki cehennemi tümüyle insanlar ve cinlerle dolduracağım» sözü yerini buldu.

Kuran-ı Kerim 235 . sayfasında bulunan,Yusuf süresinin 7 nolu ayeti
Andolsun ki Yusuf ve kardeşlerinde, (almak) isteyenler için ibretler vardır.

Kuran-ı Kerim 236 . sayfasında bulunan,Yusuf süresinin 15 nolu ayeti
Onu götürüp de kuyunun dibine atmaya ittifakla karar verdikleri zaman, biz Yusuf'a: Andolsun ki sen onların bu işlerini onlar (işin) farkına varmadan, kendilerine haber vereceksin, diye vahyettik.

Kuran-ı Kerim 237 . sayfasında bulunan,Yusuf süresinin 24 nolu ayeti
Andolsun ki, kadın ona meyletti. Eğer Rabbinin işaret ve ikazını görmeseydi o da kadına meyletmişti. İşte böylece biz, kötülük ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için (delilimizi gösterdik). Şüphesiz o ihlâslı kullarımızdandı.

Kuran-ı Kerim 238 . sayfasında bulunan,Yusuf süresinin 32 nolu ayeti
Kadın dedi ki: İşte hakkında beni kınadığınnız şahıs budur. Ben onun nefsinden murat almak istedim. Fakat o, (bundan) şiddetle sakındı. Andolsun, eğer o kendisine emredeceğimi yapmazsa mutlaka zindana atılacak ve elbette sürünenlerden olacaktır!

Kuran-ı Kerim 247 . sayfasında bulunan,Yusuf süresinin 111 nolu ayeti
Andolsun onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır. (Bu Kur'an) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat o, kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi açıklayan (bir kitaptır); iman eden toplum için bir rahmet ve bir hidayettir.

Kuran-ı Kerim 252 . sayfasında bulunan,Ra'd süresinin 32 nolu ayeti
Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi de ben inkâr edenlere mühlet verdim, sonra da onları yakaladım. (Görseydin ki) azabım nasılmış!

Kuran-ı Kerim 253 . sayfasında bulunan,Ra'd süresinin 38 nolu ayeti
Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getirme imkânı yoktur. Her müddetin (yazıldığı) bir kitap vardır.

Kuran-ı Kerim 254 . sayfasında bulunan,İbrahim süresinin 5 nolu ayeti
Andolsun ki Musa'yı da: Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket) günlerini hatırlat, diye mucizelerimizle gönderdik. Şüphesiz ki bunda çok sabırlı, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Kuran-ı Kerim 261 . sayfasında bulunan,Hicr süresinin 10 nolu ayeti
Andolsun, senden önceki milletler arasında da elçiler gönderdik.

Kuran-ı Kerim 262 . sayfasında bulunan,Hicr süresinin 16 nolu ayeti
Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyr edenler için onu süsledik.

Kuran-ı Kerim 262 . sayfasında bulunan,Hicr süresinin 24 nolu ayeti
Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, geri kalanları da biliriz.

Kuran-ı Kerim 262 . sayfasında bulunan,Hicr süresinin 26 nolu ayeti
Andolsun biz insanı, (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.

Kuran-ı Kerim 265 . sayfasında bulunan,Hicr süresinin 80 nolu ayeti
Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.

Kuran-ı Kerim 265 . sayfasında bulunan,Hicr süresinin 87 nolu ayeti
Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve yüce Kur'an'ı verdik.

Kuran-ı Kerim 266 . sayfasında bulunan,Hicr süresinin 97 nolu ayeti
Onların söyledikleri şeyler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.

Kuran-ı Kerim 270 . sayfasında bulunan,Nahl süresinin 36 nolu ayeti
Andolsun ki biz, «Allah'a kulluk edin ve Tâğut'tan sakının» diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik. Allah, onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde gezin de görün, inkâr edenlerin sonu nasıl olmuştur!

Kuran-ı Kerim 272 . sayfasında bulunan,Nahl süresinin 56 nolu ayeti
Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!

Kuran-ı Kerim 272 . sayfasında bulunan,Nahl süresinin 63 nolu ayeti
Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere de (peygamberler) göndermişizdir. Fakat şeytan onlara işlerini süslü gösterdi de (iman etmediler). işte o, bugün onların velisidir. Ve onlar için elem verici bir azap vardır.

Kuran-ı Kerim 279 . sayfasında bulunan,Nahl süresinin 113 nolu ayeti
Andolsun ki, onlara kendilerinden peygamber geldi de onu yalanladılar. Onlar zulmederlerken azap onları yakalayıverdi.

Kuran-ı Kerim 290 . sayfasında bulunan,İsra süresinin 88 nolu ayeti
De ki: Andolsun, bu Kur'an'ın bir benzerini ortaya koymak üzere insü cin bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun benzerini ortaya getiremezler.

Kuran-ı Kerim 291 . sayfasında bulunan,İsra süresinin 101 nolu ayeti
Andolsun biz, Musa'ya açık açık dokuz âyet verdik. Haydi İsrailoğullarına sor. Musa onlara geldiğinde Firavun ona, «Ey Musa! dedi, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum!»

Kuran-ı Kerim 298 . sayfasında bulunan,Kehf süresinin 48 nolu ayeti
Ve hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır: Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız şekilde bize geldiniz. Oysa size vâdedilenlerin tahakkuk edeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?

Kuran-ı Kerim 309 . sayfasında bulunan,Meryem süresinin 68 nolu ayeti
Öyle ise, Rabbine andolsun ki, muhakkak surette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.

Kuran-ı Kerim 312 . sayfasında bulunan,Taha süresinin 37 nolu ayeti
Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.

Kuran-ı Kerim 314 . sayfasında bulunan,Taha süresinin 56 nolu ayeti
Andolsun biz ona (Firavun'a) bütün (bu) delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı ve diretti.

Kuran-ı Kerim 316 . sayfasında bulunan,Taha süresinin 77 nolu ayeti
Andolsun ki biz Musa'ya: Kullarımla birlikte geceleyin yola çık da (size) yetişilmesinden korkmaksızın ve (boğulmaktan) endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç, diye vahyetmiştik.

Kuran-ı Kerim 319 . sayfasında bulunan,Taha süresinin 115 nolu ayeti
Andolsun biz, daha önce de Âdem'e ahit (emir ve vahiy) vermiştik. Ne var ki o, (ahdi) unuttu. Onda azim de bulmadık.

Kuran-ı Kerim 321 . sayfasında bulunan,Enbiya süresinin 10 nolu ayeti
Andolsun, size içinde sizin için öğüt bulunan bir kitap indirdik. Hâla akıllanmaz mısınız?

Kuran-ı Kerim 324 . sayfasında bulunan,Enbiya süresinin 41 nolu ayeti
Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi; ama onları alaya alanları, o alay konusu ettikleri şey kuşatıverdi.

Kuran-ı Kerim 325 . sayfasında bulunan,Enbiya süresinin 46 nolu ayeti
Andolsun, onlara Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa, hiç şüphesiz, «Vah bize! Hakikaten biz zalim kimselermişiz!» derler.

Kuran-ı Kerim 325 . sayfasında bulunan,Enbiya süresinin 48 nolu ayeti
Andolsun biz, Musa ve Harun'a, takvâ sahipleri için bir ışık, bir öğüt ve Furkan'ı verdik.

Kuran-ı Kerim 325 . sayfasında bulunan,Enbiya süresinin 51 nolu ayeti
Andolsun biz İbrahim'e daha önce rüşdünü vermiştik. Biz onu iyi tanırdık.

Kuran-ı Kerim 330 . sayfasında bulunan,Enbiya süresinin 105 nolu ayeti
Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne iyi kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık.

Kuran-ı Kerim 341 . sayfasında bulunan,Mü'minum süresinin 12 nolu ayeti
Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık.

Kuran-ı Kerim 341 . sayfasında bulunan,Mü'minum süresinin 17 nolu ayeti
Andolsun biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık. Biz yaratmaktan habersiz değiliz.

Kuran-ı Kerim 342 . sayfasında bulunan,Mü'minum süresinin 23 nolu ayeti
Andolsun ki, Nuh'u kavmine gönderdik ve o: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir tanrı yoktur. Hâla sakınmaz mısınız? dedi.

Kuran-ı Kerim 344 . sayfasında bulunan,Mü'minum süresinin 49 nolu ayeti
Andolsun biz Musa'ya, belki onlar yola gelirler diye, Kitab'ı verdik.

Kuran-ı Kerim 346 . sayfasında bulunan,Mü'minum süresinin 76 nolu ayeti
Andolsun, biz onları sıkıntıya düşürdük de yine Rablerine boyun eğmediler, tazarru ve niyazda da bulunmuyorlar.

Kuran-ı Kerim 353 . sayfasında bulunan,Nur süresinin 34 nolu ayeti
Andolsun ki biz size (gerekeni) açık açık bildiren âyetler, sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan örnekler ve takvâya ulaşmış kimseler için öğütler indirdik.

Kuran-ı Kerim 355 . sayfasında bulunan,Nur süresinin 46 nolu ayeti
Andolsun biz (bilmediklerinizi size) açık seçik bildiren âyetler indirdik. Allah, dilediğini doğru yola iletir.

Kuran-ı Kerim 361 . sayfasında bulunan,Furkan süresinin 21 nolu ayeti
Bizimle karşılaşmayı (bir gün huzurumuza geleceklerini) ummayanlar: Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik, dediler. Andolsun ki onlar kendileri hakkında kibire kapılmışlar ve azgınlıkta pek ileri gitmişlerdir.

Kuran-ı Kerim 362 . sayfasında bulunan,Furkan süresinin 35 nolu ayeti
Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

Kuran-ı Kerim 362 . sayfasında bulunan,Furkan süresinin 40 nolu ayeti
(Resûlüm!) Andolsun (bu Mekkeli putperestler), belâ ve felâket yağmuruna tutulmuş olan o beldeye uğramışlardır. Peki onu görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar.

Kuran-ı Kerim 363 . sayfasında bulunan,Furkan süresinin 50 nolu ayeti
Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşitli şekillerde anlatmışızdır; ama insanların çoğu ille nankörlük edip diretmiştir.

Kuran-ı Kerim 377 . sayfasında bulunan,Neml süresinin 15 nolu ayeti
Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar: Bizi, mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun, dediler.

Kuran-ı Kerim 380 . sayfasında bulunan,Neml süresinin 45 nolu ayeti
Andolsun ki, «Allah'a kulluk edin!» (demesi için) Semûd kavmine kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Hemen birbiriyle çekişen iki zümre oluverdiler.

Kuran-ı Kerim 382 . sayfasında bulunan,Neml süresinin 68 nolu ayeti
Andolsun ki, bu tehdit bize yapıldığı gibi, daha önce atalarımıza da yapılmıştır. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.

Kuran-ı Kerim 386 . sayfasında bulunan,Kasas süresinin 17 nolu ayeti
Musa: Rabbim! Bana lütfettiğin nimetlere andolsun ki, artık suçlulara (ve suça itenlere) asla arka çıkmayacağım, dedi.

Kuran-ı Kerim 389 . sayfasında bulunan,Kasas süresinin 43 nolu ayeti
Andolsun biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya, -düşünüp öğüt alsınlar diye- insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab'ı (Tevrat'ı) vermişizdir.

Kuran-ı Kerim 391 . sayfasında bulunan,Kasas süresinin 51 nolu ayeti
Andolsun ki biz, düşünüp öğüt alsınlar diye, sözü (vahyi) birbiri ardınca yetiştirmişizdir (aralıksız vahiylerimizi göndermişizdir).

Kuran-ı Kerim 395 . sayfasında bulunan,Ankebut süresinin 3 nolu ayeti
Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.

Kuran-ı Kerim 396 . sayfasında bulunan,Ankebut süresinin 14 nolu ayeti
Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de o bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.

Kuran-ı Kerim 399 . sayfasında bulunan,Ankebut süresinin 35 nolu ayeti
Andolsun ki, biz, aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret nişânesi bırakmışızdır.

Kuran-ı Kerim 400 . sayfasında bulunan,Ankebut süresinin 39 nolu ayeti
Karun'u, Firavun'u ve Hâmân'ı da (helâk ettik). Andolsun ki, Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Halbuki (azabımızı aşıp) geçebilecek değillerdi.

Kuran-ı Kerim 402 . sayfasında bulunan,Ankebut süresinin 61 nolu ayeti
Andolsun ki onlara: «Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?» diye sorsan, mutlaka, «Allah» derler. O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyorlar?

Kuran-ı Kerim 402 . sayfasında bulunan,Ankebut süresinin 63 nolu ayeti
Andolsun ki onlara: «Gökten su indirip onunla ölümünün ardından yeryüzünü canlandıran kimdir?» diye sorsan, mutlaka, «Allah» derler. De ki: (Öyleyse) hamd da Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu (söyledikleri üzerinde) düşünmezler.

Kuran-ı Kerim 408 . sayfasında bulunan,Rum süresinin 47 nolu ayeti
Andolsun ki, biz senden önce kendi kavimlerine nice peygamberler gönderdik de onlara açık deliller getirdiler. (Onları dinlemeyip) günaha dalanların ise cezalarını hakkıyla vermişizdir. Müminlere yardım etmek de bize düşer.

Kuran-ı Kerim 409 . sayfasında bulunan,Rum süresinin 51 nolu ayeti
Andolsun ki, bir rüzgâr göndersek de onu (ekini) sararmış görseler, ardından muhakkak nankörlüğe başlarlar.

Kuran-ı Kerim 409 . sayfasında bulunan,Rum süresinin 56 nolu ayeti
Kendilerine ilim ve iman verilenler şöyle derler: Andolsun ki siz, Allah'ın yazısında (hükmedildiği gibi) yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün yeniden dirilme günüdür; fakat siz onu tanımıyordunuz.

Kuran-ı Kerim 409 . sayfasında bulunan,Rum süresinin 58 nolu ayeti
Andolsun ki biz, bu Kur'an'da insanlar için her çeşit misale yer vermişizdir. Şayet onlara bir mucize getirsen inkârcılar kesinlikle şöyle diyeceklerdir: Siz ancak bâtıl şeyler ortaya atmaktasınız.

Kuran-ı Kerim 411 . sayfasında bulunan,Lokman süresinin 12 nolu ayeti
Andolsun biz Lokman'a: Allah'a şükret! diyerek hikmet verdik. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden de bilsin ki, Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye lâyıktır.

Kuran-ı Kerim 412 . sayfasında bulunan,Lokman süresinin 25 nolu ayeti
Andolsun ki onlara, «Gökleri ve yeri kim yarattı?» diye sorsan, mutlaka «Allah...» derler. De ki: (Öyleyse) övgü de yalnız Allah'a mahsustur, ama onların çoğu bilmezler.

Kuran-ı Kerim 416 . sayfasında bulunan,Secde süresinin 23 nolu ayeti
Andolsun biz Musa'ya Kitap verdik, -(Resûlüm!) sen ona kavuşacağından şüphe etme- ve onu İsrailoğullarına hidayet rehberi kıldık.

Kuran-ı Kerim 418 . sayfasında bulunan,Ahzap süresinin 15 nolu ayeti
Andolsun ki daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz mesuliyeti gerektirir!

Kuran-ı Kerim 419 . sayfasında bulunan,Ahzap süresinin 21 nolu ayeti
Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.

Kuran-ı Kerim 425 . sayfasında bulunan,Ahzap süresinin 60 nolu ayeti
Andolsun, iki yüzlüler, kalplerinde hastalık bulunanlar (fuhuş düşüncesi taşıyanlar), şehirde kötü haber yayanlar (bu hallerinden) vazgeçmezlerse, seni onlara musallat ederiz (onlarla savaşmanı ve onları şehirden sürüp çıkarmanı sana emrederiz); sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.

Kuran-ı Kerim 428 . sayfasında bulunan,Sebe süresinin 10 nolu ayeti
Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir üstünlük verdik. «Ey dağlar ve kuşlar! Onunla beraber tesbih edin» dedik. Ona demiri yumuşattık.

Kuran-ı Kerim 429 . sayfasında bulunan,Sebe süresinin 15 nolu ayeti
Andolsun, Sebe' kavmi için oturduğu yerlerde büyük bir ibret vardır. Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. (Onlara:) Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. İşte güzel bir memleket ve çok bağışlayan bir Rab!

Kuran-ı Kerim 429 . sayfasında bulunan,Sebe süresinin 20 nolu ayeti
Andolsun İblis, onlar hakkındaki tahminini doğruya çıkardı. İnanan bir zümrenin dışında hepsi ona uydular.

Kuran-ı Kerim 438 . sayfasında bulunan,Fatır süresinin 41 nolu ayeti
Şüphesiz Allah gökleri ve yeri, nizamları bozulmasın diye tutuyor. Andolsun ki onların nizamı eğer bir bozulursa, kendisinden başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir, çok bağışlayıcıdır.

Kuran-ı Kerim 439 . sayfasında bulunan,Yasin süresinin 7 nolu ayeti
Andolsun ki onların çoğu cezayı hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar.

Kuran-ı Kerim 447 . sayfasında bulunan,Saffat süresinin 71 nolu ayeti
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalâlete düştü.

Kuran-ı Kerim 447 . sayfasında bulunan,Saffat süresinin 75 nolu ayeti
Andolsun, Nuh bize yalvarıp yakardı. Biz de duayı ne güzel kabul ederiz!

Kuran-ı Kerim 449 . sayfasında bulunan,Saffat süresinin 114 nolu ayeti
Andolsun biz Musa'ya da Harun'a da nimetler verdik.

Kuran-ı Kerim 451 . sayfasında bulunan,Saffat süresinin 158 nolu ayeti
Allah ile cinler arasında da bir soy birliği uydurdular. Andolsun, cinler de kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

Kuran-ı Kerim 451 . sayfasında bulunan,Saffat süresinin 171 nolu ayeti
Andolsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir:

Kuran-ı Kerim 454 . sayfasında bulunan,Sad süresinin 34 nolu ayeti
Andolsun biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bırakıverdik, sonra o, yine eski haline döndü.

Kuran-ı Kerim 460 . sayfasında bulunan,Zümer süresinin 27 nolu ayeti
Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali verdik.

Kuran-ı Kerim 461 . sayfasında bulunan,Zümer süresinin 38 nolu ayeti
Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, elbette «Allah'tır» derler. De ki: Öyleyse bana söyler misiniz? Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut Allah, bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun bu rahmetini önleyebilirler mi? De ki: Bana Allah yeter. Tevekkül edenler, ancak O'na güvenip dayanırlar.

Kuran-ı Kerim 464 . sayfasında bulunan,Zümer süresinin 65 nolu ayeti
(Resûlüm!) Şüphesiz sana da senden öncekilere de şöyle vahyolunmuştur ki: Andolsun (bilfarz) Allah'a ortak koşarsan, işlerin mutlaka boşa gider ve hüsranda kalanlardan olursun!

Kuran-ı Kerim 468 . sayfasında bulunan,Mü'min süresinin 23,24 nolu ayeti
Andolsun ki biz Musa'yı mucizelerimiz ve apaçık hüccetle, Firavun, Hâmân ve Karun'a gönderdik. Onlar: Bu, çok yalancı bir sihirbazdır! dediler.

Kuran-ı Kerim 470 . sayfasında bulunan,Mü'min süresinin 34 nolu ayeti
Andolsun ki, (Musa'dan) önce Yusuf da size açık deliller getirmişti ve onun size getirdiği şeyler hakkında şüphe edip durmuştunuz. Nihayet o vefat edince «Allah ondan sonra peygamber göndermez» dediniz. İşte Allah o aşırı giden şüphecileri böyle saptırır.

Kuran-ı Kerim 472 . sayfasında bulunan,Mü'min süresinin 53,54 nolu ayeti
Andolsun ki biz Musa'ya hidayeti verdik ve İsrailoğullarına, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olan Kitab'ı miras bıraktık.

Kuran-ı Kerim 475 . sayfasında bulunan,Mü'min süresinin 78 nolu ayeti
Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana kıssalarını anlattığımız kimseler de var, durumlarını sana bildirmediğimiz kimseler de var. Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir âyeti kendiliğinden getiremez. Allah'ın emri gelince de hak uygulanır ve o zaman bâtılı seçenler hüsrana uğrayacaklardır.

Kuran-ı Kerim 480 . sayfasında bulunan,Fussilet süresinin 45 nolu ayeti
Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, onda da ayrılığa düşüldü. Eğer Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında derhal hükmedilirdi (işleri bitirilirdi). Onlar Kur'an hakkında derin bir şüphe içindedirler.

Kuran-ı Kerim 481 . sayfasında bulunan,Fussilet süresinin 50 nolu ayeti
Andolsun ki, kendisine dokunan bir zarardan sonra biz ona bir rahmet tattırırsak: Bu, benim hakkımdır, kıyametin kopacağını sanmıyorum, Rabbime döndürülmüş olsam bile muhakkak O'nun katında benim için daha güzel şeyler vardır, der. Biz, inkâr edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve muhakkak onlara ağır azaptan tattıracağız.

Kuran-ı Kerim 488 . sayfasında bulunan,Zuhruf süresinin 2,3 nolu ayeti
Apaçık Kitab'a andolsun ki biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık.

Kuran-ı Kerim 488 . sayfasında bulunan,Zuhruf süresinin 9 nolu ayeti
Andolsun ki, onlara gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan; «Onları şüphesiz güçlü olan, her şeyi bilen Allah yarattı» derler.

Kuran-ı Kerim 491 . sayfasında bulunan,Zuhruf süresinin 46 nolu ayeti
Andolsun biz Musa'yı âyetlerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına göndermiştik de Musa: Ben âlemlerin Rabbinin elçisiyim, demişti.

Kuran-ı Kerim 494 . sayfasında bulunan,Zuhruf süresinin 78 nolu ayeti
Andolsun biz size hakkı getirdik, fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.

Kuran-ı Kerim 494 . sayfasında bulunan,Zuhruf süresinin 87 nolu ayeti
Andolsun onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette «Allah» derler. O halde nasıl (Allah'a kulluktan) çeviriliyorlar?

Kuran-ı Kerim 495 . sayfasında bulunan,Duhan süresinin 2,3 nolu ayeti
Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.

Kuran-ı Kerim 495 . sayfasında bulunan,Duhan süresinin 17,18 nolu ayeti
Andolsun, kendilerinden önce biz, Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara: Allah'ın kulları! Bana gelin! Çünkü ben size (gönderilmiş) güvenilir bir resûlüm diye (davette bulunan) şerefli bir elçi gelmişti.

Kuran-ı Kerim 496 . sayfasında bulunan,Duhan süresinin 30 nolu ayeti
Andolsun biz, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan kurtardık.

Kuran-ı Kerim 496 . sayfasında bulunan,Duhan süresinin 32 nolu ayeti
Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.

Kuran-ı Kerim 499 . sayfasında bulunan,Casiye süresinin 16 nolu ayeti
Andolsun ki biz, İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik. Onları güzel rızıklarla besledik ve onları dünyalara üstün kıldık.

Kuran-ı Kerim 504 . sayfasında bulunan,Ahkaf süresinin 26 nolu ayeti
Andolsun ki, onlara da size vermediğimiz kudret ve serveti vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir fayda sağlamadı. Zira bile bile Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlardı. Alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıverdi.

Kuran-ı Kerim 504 . sayfasında bulunan,Ahkaf süresinin 27 nolu ayeti
Andolsun biz, çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. Belki doğru yola dönerler diye âyetleri tekrar tekrar açıkladık.

Kuran-ı Kerim 509 . sayfasında bulunan,Muhammed süresinin 30 nolu ayeti
Biz dileseydik onları sana gösterirdik de, sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki sen onları konuşma tarzlarından tanırsın. Allah işlediklerinizi bilir.

Kuran-ı Kerim 509 . sayfasında bulunan,Muhammed süresinin 31 nolu ayeti
Andolsun ki içinizden cihad edenlerle sabredenleri belirleyinceye ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihan edeceğiz.

Kuran-ı Kerim 512 . sayfasında bulunan,Fetih süresinin 18 nolu ayeti
Andolsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, onlara güven duygusu vermiş ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir.

Kuran-ı Kerim 513 . sayfasında bulunan,Fetih süresinin 27 nolu ayeti
Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş ve kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilir. İşte bundan önce size yakın bir fetih verdi.

Kuran-ı Kerim 517 . sayfasında bulunan,Kaf süresinin 1 nolu ayeti
Kaf. Şerefli Kur'an'a andolsun.

Kuran-ı Kerim 518 . sayfasında bulunan,Kaf süresinin 16 nolu ayeti
Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.

Kuran-ı Kerim 518 . sayfasında bulunan,Kaf süresinin 22 nolu ayeti
Andolsun sen bundan gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir (denir).

Kuran-ı Kerim 519 . sayfasında bulunan,Kaf süresinin 38 nolu ayeti
Andolsun biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık. Bize hiçbir yorgunluk çökmedi.

Kuran-ı Kerim 519 . sayfasında bulunan,Zariyat süresinin 1,2,3,4,5,6 nolu ayeti
Tozdurup savuranlara, yükünü yüklenenlere, kolayca süzülenlere, işi ayıranlara andolsun ki, size vâdedilen, kesinlikle doğrudur ve ceza mutlaka vuku bulacaktır.

Kuran-ı Kerim 520 . sayfasında bulunan,Zariyat süresinin 7,8,9 nolu ayeti
İçinde yörüngeleri olan göğe andolsun ki siz çelişkili sözler söylüyorsunuz. Ondan (Kur'an'dan veya imandan) dönen döndürülür (engellenmez).

Kuran-ı Kerim 520 . sayfasında bulunan,Zariyat süresinin 23 nolu ayeti
Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki bu vaad, sizin konuşmanız gibi kesin ve gerçektir.

Kuran-ı Kerim 522 . sayfasında bulunan,Tur süresinin 1,2,3,4,5,6,7,8 nolu ayeti
Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.

Kuran-ı Kerim 525 . sayfasında bulunan,Necm süresinin 1,2,3 nolu ayeti
Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz.

Kuran-ı Kerim 525 . sayfasında bulunan,Necm süresinin 13,14 nolu ayeti
Andolsun onu, Sidretü'l-Müntehâ'nın yanında önceden bir defa daha görmüştü.

Kuran-ı Kerim 525 . sayfasında bulunan,Necm süresinin 18 nolu ayeti
Andolsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.

Kuran-ı Kerim 527 . sayfasında bulunan,Kamer süresinin 4 nolu ayeti
Andolsun onlara, kötülükten önleyecek nice önemli haberler gelmiştir.

Kuran-ı Kerim 528 . sayfasında bulunan,Kamer süresinin 15 nolu ayeti
Andolsun ki onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?

Kuran-ı Kerim 528 . sayfasında bulunan,Kamer süresinin 17 nolu ayeti
Andolsun biz Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. (Ondan) öğüt alan yok mu?

Kuran-ı Kerim 528 . sayfasında bulunan,Kamer süresinin 22 nolu ayeti
Andolsun biz Kur'an'ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?

Kuran-ı Kerim 529 . sayfasında bulunan,Kamer süresinin 32 nolu ayeti
Andolsun biz Kur'an'ı, anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alan yok mu?

Kuran-ı Kerim 529 . sayfasında bulunan,Kamer süresinin 36 nolu ayeti
Andolsun ki, Lût onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu tehditleri kuşkuyla karşıladılar.

Kuran-ı Kerim 529 . sayfasında bulunan,Kamer süresinin 40 nolu ayeti
Andolsun biz Kur'an'ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?

Kuran-ı Kerim 530 . sayfasında bulunan,Kamer süresinin 51 nolu ayeti
Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helâk ettik. Düşünüp ibret alan yok mu?

Kuran-ı Kerim 535 . sayfasında bulunan,Vakıa süresinin 62 nolu ayeti
Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?

Kuran-ı Kerim 540 . sayfasında bulunan,Hadid süresinin 25 nolu ayeti
Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve mizanı indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın, dinine ve peygamberlerine gayba inanarak yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.

Kuran-ı Kerim 540 . sayfasında bulunan,Hadid süresinin 26 nolu ayeti
Andolsun ki biz, Nuh'u ve İbrahim'i gönderdik, peygamberliği de kitabı da onların soyuna verdik. Onlardan (insanlardan) kimi doğru yoldadır; içlerinden birçoğu da yoldan çıkmışlardır.

Kuran-ı Kerim 546 . sayfasında bulunan,Haşr süresinin 12 nolu ayeti
Andolsun, eğer onlar çıkarılsalar, onlarla beraber çıkmazlar; savaşa tutuşmuş olsalar, onlara yardım etmezler; yardım etseler bile arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez.

Kuran-ı Kerim 549 . sayfasında bulunan,Mümtehine süresinin 6 nolu ayeti
Andolsun, onlar sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnektir. Kim yüz çevirirse şüphesiz Allah, zengindir, hamde lâyık olandır.

Kuran-ı Kerim 561 . sayfasında bulunan,Mülk süresinin 5 nolu ayeti
Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

Kuran-ı Kerim 562 . sayfasında bulunan,Mülk süresinin 18 nolu ayeti
Andolsun ki, onlardan öncekiler de (bunu) yalan saymışlardı; ama benim karşılık olarak verdiğim azap nasıl olmuştu!

Kuran-ı Kerim 563 . sayfasında bulunan,Kalem süresinin 1,2 nolu ayeti
Nûn. Kaleme ve (kalem tutanların) yazdıklarına andolsun ki (Resûlüm), sen -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin.

Kuran-ı Kerim 575 . sayfasında bulunan,Müddesir süresinin 32 nolu ayeti
Hayır hayır (öğüt almazlar). Aya andolsun ki,

Kuran-ı Kerim 575 . sayfasında bulunan,Müddesir süresinin 34 nolu ayeti
Ağarmakta olan sabaha andolsun ki,

Kuran-ı Kerim 582 . sayfasında bulunan,Naziat süresinin 1,2,3,4,5 nolu ayeti
Söküp çıkaranlara, yavaşça çekenlere, yüzdükçe yüzenlere, yarıştıkça yarışanlara, iş düzenleyenlere andolsun;

Kuran-ı Kerim 585 . sayfasında bulunan,Tekvir süresinin 15,16 nolu ayeti
Hayır! Akıp giden, bir kaybolup bir etrafı aydınlatan yıldızlara andolsun,

Kuran-ı Kerim 585 . sayfasında bulunan,Tekvir süresinin 17 nolu ayeti
Kararmaya yüz tuttuğunda geceye andolsun,

Kuran-ı Kerim 585 . sayfasında bulunan,Tekvir süresinin 18 nolu ayeti
Ağarmaya başladığında sabaha andolsun ki,

Kuran-ı Kerim 586 . sayfasında bulunan,Tekvir süresinin 23 nolu ayeti
Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.

Kuran-ı Kerim 587 . sayfasında bulunan,Mutaffifin süresinin 18 nolu ayeti
Hayır! Andolsun iyilerin kitabı İlliyyûn'dadır.

Kuran-ı Kerim 589 . sayfasında bulunan,Buruc süresinin 1,2,3,4,5,6,7 nolu ayeti
Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.

Kuran-ı Kerim 601 . sayfasında bulunan,Hümeze süresinin 4 nolu ayeti
Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.



Sitede bulunan ayet mealleri TÜRKİYE DİYANET VAKFI sitesinden alınmıştır.Bu meali hazırlayan heyette Prof.Dr. Hayrettin Karaman , Prof.Dr. Ali Özek , Prof.Dr. İbrahim Kafi Dönmez , Prof.Dr. Mustafa Çağrıcı , Prof.Dr. Sadrettin Gümüş , Doç.Dr. Ali Turgut bulunmaktadır.Allah hepsinden razı olsun.

T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Kur'an-ı Kerim sayfasını ziyaret etmenizi öneririm.

Bir müslümanın ilk dini bilgi kaynağı Kuranı Kerim olmalıdır.
Kuranı Kerim'den sonra ise günümüzde önerebileceğim kaynak ise T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinden ücretsiz indirebileceğiniz iki cilt ve 1200'den fazla sayfadan oluşan İlmihal'dir.