Kuran-ı Kerim'de Sakın kelimesi bulunan ayetlerden bazıları

Allah (c.c.) tarafından indirilmiş kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'de Sakın kelimesi bulunan ayetlerden bazıları . Mümkünse ayetlerin üstündeki ilgili sayfasını tıklayarak ayetin öncesi ve sonrasindaki ayetlerle birlikte okumanızı öneririm.

İnternete bağlı kalmadan istediğiniz zaman Kuranı Kerim meali okumak isterseniz Kuranı Kerim meali mobil uygulamasına bakabilirsiniz.

Euzu billahi mineş-şeytanirracim.Bismillahirrahmanırrahim
(Kuran okumaya bununla başlamak gereklidir.).Anlamı "Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığırım.Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla".

  1. Kuran-ı Kerim 7. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 41 nolu ayeti

    " Elinizdekini (Tevrat'ın aslını) tasdik edici olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin. Sakın onu inkâr edenlerin ilki olmayın! Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden (benim azabımdan) korkun. "

  2. Kuran-ı Kerim 9. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 60 nolu ayeti

    " Musa (çölde) kavmi için su istemişti de biz ona: Değneğinle taşa vur! demiştik. Derhal (taştan) oniki kaynak fışkırdı. Her bölük, içeceği kaynağı bildi. (Onlara:) Allah'ın rızkından yeyin, için, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyin, dedik. "

  3. Kuran-ı Kerim 16. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 102 nolu ayeti

    " Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tâbi oldular. Halbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı. Lâkin şeytanlar kâfir oldular. Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Hârut ile Mârut isimli iki meleğe indirileni öğretiyorlardı. Halbuki o iki melek, herkese: Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın yanlış inanıp da kâfir olmayasınız, demeden hiç kimseye (sihir ilmini) öğretmezlerdi. Onlar, o iki melekden, karı ile koca arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa büyücüler, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler. Sihri satın alanların (ona inanıp para verenlerin) ahiretten nasibi olmadığını çok iyi bilmektedirler. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu anlasalardı! "

  4. Kuran-ı Kerim 23. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 150 nolu ayeti

    " (Evet Resûlüm!) Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana çevirin ki, aralarından haksızlık edenler (kuru inatçılar) müstesna, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın! Yalnız benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız. "

  5. Kuran-ı Kerim 23. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 152 nolu ayeti

    " Öyle ise siz beni (ibadetle) anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin; sakın bana nankörlük etmeyin! "

  6. Kuran-ı Kerim 29. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 187 nolu ayeti

    " Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar. "

  7. Kuran-ı Kerim 29. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 190 nolu ayeti

    " Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. Sakın aşırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez. "

  8. Kuran-ı Kerim 32. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 208 nolu ayeti

    " Ey iman edenler! Hep birden barışa girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır. "

  9. Kuran-ı Kerim 36. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 229 nolu ayeti

    " Boşama iki defadır. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir. Kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şey almanız size helâl olmaz. Ancak erkek ve kadın Allah'ın sınırlarında kalıp evlilik haklarını tam tatbik edememekten korkarlarsa bu durum müstesna. (Ey müminler!) Siz de karı ile kocanın, Allah'ın sınırlarını, hakkıyla muhafaza etmelerinden kuşkuya düşerseniz, kadının (erkeğe) fidye vermesinde her iki taraf için de sakınca yoktur. Bu söylenenler Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerdir. "

  10. Kuran-ı Kerim 38. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 235 nolu ayeti

    " (İddet beklemekte olan) kadınlarla evlenme hususundaki düşüncelerinizi üstü kapalı biçimde anlatmanızda veya onu içinizde gizli tutmanızda size günah yoktur. Allah bilir ki siz onları anacaksınız. Lâkin, meşru sözler söylemeniz müstesna, sakın onlara gizlice buluşma sözü vermeyin. Farz olan bekleme müddeti dolmadan, nikâh kıymaya kalkışmayın. Bilin ki Allah, gönlünüzdekileri bilir. Bu sebeple Allah'tan sakının. Şunu iyi bilin ki Allah gafûrdur, halîmdir. "

  11. Kuran-ı Kerim 48. sayfasında bulunan,Bakara süresinin 282 nolu ayeti

    " Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın. Bir kâtip onu aranızda adaletle yazsın. Hiçbir kâtip Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın; (her şeyi olduğu gibi) yazsın. Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdırsın, Rabbinden korksun ve borcunu asla eksik yazdırmasın. Şayet borçlu sefih veya aklı zayıf veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise, velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun. Eğer iki erkek bulunamazsa rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile -biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için- iki kadın (olsun). Çağırıldıkları vakit şahitler gelmemezlik etmesin. Büyük veya küçük, vâdesine kadar hiçbir şeyi yazmaktan sakın üşenmeyin. Böyle yapmanız Allah nezdinde daha adaletli, şehadet için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygundur. Ancak aranızda yapıp bitirdiğiniz peşin bir ticaret olursa, bu durum farklıdır. Bu durumda onu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. (Genellikle) alış-veriş yaptığınızda şahit tutun. Ne yazan, ne de şahit zarara uğratılsın. Eğer bunu yaparsanız (zarar verirseniz) şüphe yok ki bu, sizin yoldan çıkmanız demektir. Allah'tan korkun. Allah size gerekli olanı öğretiyor. Allah her şeyi bilmektedir. "

  12. Kuran-ı Kerim 72. sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 169,170 nolu ayeti

    " Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar. "

  13. Kuran-ı Kerim 76. sayfasında bulunan,Al-i İmran süresinin 196 nolu ayeti

    " İnkârcıların (refah içinde) diyar diyar dolaşması, sakın seni aldatmasın! "

  14. Kuran-ı Kerim 128. sayfasında bulunan,En'am süresinin 14 nolu ayeti

    " De ki: Gökleri ve yeri yoktan var eden, yedirdiği halde yedirilmeyen Allah'tan başkasını mı dost edineceğim! De ki: Bana müslüman olanların ilki olmam emredildi ve sakın müşriklerden olma! (denildi). "

  15. Kuran-ı Kerim 130. sayfasında bulunan,En'am süresinin 35 nolu ayeti

    " Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldi ise, yapabilirsen yerin içine inebileceğin bir tünel ya da göğe çıkabileceğin bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzerinde toplayıp birleştirirdi, o halde sakın cahillerden olma! "

  16. Kuran-ı Kerim 141. sayfasında bulunan,En'am süresinin 114 nolu ayeti

    " (De ki): Allah'dan başka bir hakem mi arayacağım? Halbuki size Kitab'ı açık olarak indiren O'dur. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur'an'ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma! "

  17. Kuran-ı Kerim 218. sayfasında bulunan,Yunus süresinin 89 nolu ayeti

    " (Allah): İkinizin de duası kabul olunmuştur. O halde siz doğruluğa devam edin ve sakın o bilmezlerin yoluna gitmeyin! dedi. "

  18. Kuran-ı Kerim 218. sayfasında bulunan,Yunus süresinin 94 nolu ayeti

    " (Resülüm!) Eğer sana indirdiğimizden (bu anlattığımız olaylardan) kuşkuda isen, senden önce Kitab’ı (Tevrat’ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, Rabbinden sana hak gelmiştir. Sakın şüphecilerden olma! "

  19. Kuran-ı Kerim 219. sayfasında bulunan,Yunus süresinin 105 nolu ayeti

    " «Ve (bana) hanîf (Allah’ın birliğini tanıyıcı) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma, diye (emredildi).» "

  20. Kuran-ı Kerim 231. sayfasında bulunan,Hud süresinin 89 nolu ayeti

    " Ey kavmim! Sakın bana karşı düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hûd kavminin, yahut Sâlih kavminin başlarına gelenler gibi size de bir musibet getirmesin! Lût kavmi de sizden uzak değildir. "

  21. Kuran-ı Kerim 235. sayfasında bulunan,Yusuf süresinin 5 nolu ayeti

    " (Babası:) Yavrucuğum! dedi, rüyanı sakın kardeşlerine anlatma; sonra sana bir tuzak kurarlar! Çünkü şeytan insana apaçık bir düşmandır. "

  22. Kuran-ı Kerim 260. sayfasında bulunan,İbrahim süresinin 47 nolu ayeti

    " O halde, sakın Allah'ın peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Çünkü Allah mutlak üstündür, kimsenin yaptığını yanına bırakmaz. "

  23. Kuran-ı Kerim 264. sayfasında bulunan,Hicr süresinin 55 nolu ayeti

    " Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma! dediler. "

  24. Kuran-ı Kerim 264. sayfasında bulunan,Hicr süresinin 65 nolu ayeti

    " Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından yürü. Sizden hiç kimse, sakın dönüp de ardına bakmasın, istenen yere gidin.» "

  25. Kuran-ı Kerim 264. sayfasında bulunan,Hicr süresinin 68,69 nolu ayeti

    " (Lût) onlara «Bunlar benim misafirimdir. Sakın beni utandırmayın; Allah'tan korkun, beni rezil etmeyin!» dedi. "

  26. Kuran-ı Kerim 294. sayfasında bulunan,Kehf süresinin 19 nolu ayeti

    " Böylece biz, aralarında birbirlerine sormaları için onları uyandırdık: İçlerinden biri: «Ne kadar kaldınız?» dedi. (Kimi) «Bir gün ya da günün bir parçası kadar kaldık» dediler; (kimi de) şöyle dediler: «Rabbiniz, kaldığınız müddeti daha iyi bilir. Şimdi siz, içinizden birini şu gümüş paranızla şehre gönderin de, baksın, (şehrin) hangi yiyeceği daha temiz ise size ondan erzak getirsin; ayrıca, nâzik davransın (gizli hareket etsin) ve sakın sizi kimseye sezdirmesin.» "

  27. Kuran-ı Kerim 312. sayfasında bulunan,Taha süresinin 16 nolu ayeti

    " Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun! "

  28. Kuran-ı Kerim 319. sayfasında bulunan,Taha süresinin 117 nolu ayeti

    " Bunun üzerine: Ey Âdem! dedik, bu, hem senin için hem de eşin için büyük bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra yorulur, sıkıntı çekersin! "

  29. Kuran-ı Kerim 375. sayfasında bulunan,Şuara süresinin 213 nolu ayeti

    " O halde sakın Allah ile beraber başka tanrıya kulluk edip yalvarma, sonra azap edilenlerden olursun! "

  30. Kuran-ı Kerim 395. sayfasında bulunan,Kasas süresinin 86 nolu ayeti

    " Sen, bu Kitab'ın sana vahyolunacağını ummuyordun. (Bu) ancak Rabbinden bir rahmet (olarak gelmiş) tir. O halde sakın kâfirlere arka çıkma! "

  31. Kuran-ı Kerim 395. sayfasında bulunan,Kasas süresinin 87 nolu ayeti

    " Allah'ın âyetleri sana indirildikten sonra, artık sakın onlar seni bu âyetlerden alıkoymasınlar. Rabbine davet et. Asla müşriklerden olma! "

  32. Kuran-ı Kerim 409. sayfasında bulunan,Rum süresinin 60 nolu ayeti

    " (Resûlüm!) Sen şimdi sabret. Bil ki Allah'ın vâdi gerçektir. (Buna) iyice inanmamış olanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin! "

  33. Kuran-ı Kerim 413. sayfasında bulunan,Lokman süresinin 33 nolu ayeti

    " Ey İnsanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Ne babanın evlâdı, ne evlâdın babası nâmına bir şey ödeyemeyeceği günden çekinin. Bilin ki, Allah'ın verdiği söz gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmazsın ve şeytan, Allah'ın affına güvendirerek sizi kandırmasın. "

  34. Kuran-ı Kerim 434. sayfasında bulunan,Fatır süresinin 5 nolu ayeti

    " Ey insanlar! Allah'ın vâdi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırmasın! "

  35. Kuran-ı Kerim 444. sayfasında bulunan,Yasin süresinin 76 nolu ayeti

    " (Resûlüm!) O halde onların sözleri sakın seni üzmesin. Kuşkusuz biz, onların gizlemekte olduklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. "

  36. Kuran-ı Kerim 563. sayfasında bulunan,Kalem süresinin 10,11,12,13,14 nolu ayeti

    " (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme. "

  37. Kuran-ı Kerim 570. sayfasında bulunan,Nuh süresinin 23 nolu ayeti

    " Ve dediler ki: Sakın ilâhlarınızı bırakmayın; hele Ved'den, Suvâ'dan, Yeğûs'tan, Ye'ûk'tan ve Nesr'den asla vazgeçmeyin! "

  38. Kuran-ı Kerim 596. sayfasında bulunan,Duha süresinin 9 nolu ayeti

    " Öyleyse yetimi sakın ezme. "

  39. Kuran-ı Kerim 596. sayfasında bulunan,Duha süresinin 10 nolu ayeti

    " El açıp isteyeni de sakın azarlama. "

Kuranı Kerim meali mobil uygulaması
PDF KURANI KERİM MEALİ

Kuranı Kerim'de arama formu

Sitede bulunan ayet mealleri TÜRKİYE DİYANET VAKFI sitesinden alınmıştır.Bu meali hazırlayan heyette Prof.Dr. Hayrettin Karaman , Prof.Dr. Ali Özek , Prof.Dr. İbrahim Kafi Dönmez , Prof.Dr. Mustafa Çağrıcı , Prof.Dr. Sadrettin Gümüş , Doç.Dr. Ali Turgut bulunmaktadır.Allah hepsinden razı olsun.

T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Kur'an-ı Kerim sayfasını ziyaret etmenizi öneririm.

Bir müslümanın ilk dini bilgi kaynağı Kuranı Kerim olmalıdır.Kuranı Kerim'den sonra ise günümüzde önerebileceğim kaynak ise T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinden ücretsiz indirebileceğiniz iki cilt ve 1200'den fazla sayfadan oluşan İlmihal'dir.
İlmihal'in önsözünde Prof. Dr. Hayreddin Karaman , Prof. Dr. Ali Bardakoğlu ve Prof. Dr. H. Yunus Apaydın isimleri bulunmaktadır.